Connect with us

Gündem

İstanbul’da sivrisinek kaynaklı alerjik reaksiyonla hastaneye başvurularda artış

İstanbul’da son yıllarda popülasyonu artan “Aedes” türü sivrisineklerin, ısırdıkları bölgelerde kızarıklık, kabarma, kaşıntı ve yara şeklinde alerjik reaksiyona yol açtığını ifade eden uzmanlar, hastanelere başvurulardaki artışa dikkati çekti.

Published

on

Istanbul

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa (İÜC) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zekayi Kutlubay, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sivrisinek ısırıklarının alerjik reaksiyon şeklinde karşılarına çıkmasının nedeninin, saldırgan bir tür olan Aedes’ten kaynaklandığını söyledi.

Kutlubay, bu türün ısırdığı yerde kızarıklık, kabarma, şişme oluşturduğunu ve çok kaşıntı yaptığını anlattı.

Hastaneye gelen çoğu hastanın, 4-5 gün önce kendisini sivrisinek ısırdığını söylediğine değinen Kutlubay, “Bu türler, özellikle atopik ve alerjiye yatkın bireylerde, açık tenli kişilerde, çocuklarda, alerjik egzaması olanlarda, ısırdıkları yerde kaşıntıyla beraber su toplayan, kabarcık tarzında yaralar yapabiliyorlar. Kaşınmadan dolayı bakteri enfeksiyonu kapan, yara gelişen hastalar da mevcut.” bilgisini verdi.

Zekayi Kutlubay, vakalara son birkaç yıldır rastlandığına değinerek, “Hastaneye geçen yıla göre biraz daha fazla gelenler var. Özellikle Avcılar, Halkalı, Silivri tarafından daha çok gelenler vardı geçen yıllarda. Şimdi de o taraftan gelen hastalar var ama İstanbul’un her yerinden benzer şikayetle geliyorlar. Çoğu kişi de bunu hastalık olarak kabul etmiyor ya da doktora bu nedenle gelmiyor.” dedi.

“Esas önemli nokta korunma”

Prof. Dr. Zekayi Kutlubay, sivrisinek ısırıklarından mustarip kişilerin, kaşıntı giderici losyonlar, kremler, jeller ya da kortizonlu birtakım kremler sürerek rahatlama yoluna gittiğini, antihistaminik denilen antialerjik haplar ya da şuruplardan da faydalandıklarını anlattı.

Esas önemli noktanın korunma olduğunu vurgulayan Kutlubay, yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

“Uzun kollu, uzun paçalı kıyafetler giyilebilir. Sinekler parlak giysileri çok sevdiği için parlak olmayan giysiler tercih edilebilir. Mümkün olduğunca vücudun açıkta kalan bölgelerine sinek kovucu spreylerden sıkılabilir ya da lavanta ve okaliptüs yağları gibi sivrisinek uzaklaştırıcı özellikleri olan yağlardan sürebilir. Bunlar kaşıntıyı da kısmen azaltır. Fesleğen gibi bitkilerin sivrisinek kovucu özelliği olduğu biliniyor. Ortamda o tarz bir bitki bulundurulabilir. En azından bu şekilde korumak mümkün.”

“Kaşıntı, kabarıklık ve kaşınma döngüsü”

Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi Dermatoloji Kliniği Eğitim Sorumlusu Prof. Dr. Zafer Türkoğlu, özellikle temmuz ayından itibaren vaka sayısında artış gözlemlediklerini söyledi.

Aedes türü sivrisineklerin İstanbul’da bir yayılım içinde olduğuna dair bilgiler bulunduğunu aktaran Türkoğlu, bu sinek ısırıklarının, alerjik ve yatkın karakterdeki bireylerde birtakım hastalıkları tetiklediğine dikkati çekti.

Aedes türü sivrisinek ısırığının ardından “kaşıntı, kabarıklık ve kaşınma döngüsü” yaşandığını anlatan Türkoğlu, “Yüksek derecede protein zerk ettikleri için bu protein deri altında histamini patlatıyor ve kaşıntısı da o ölçüde şiddetli oluyor.” dedi.

“A ve 0 kan grupları, sivrisinekler için daha cezbedici”

Şiddetli kaşıntı yaşayanlara “Bebeği sever gibi derinizi kaşımanız lazım” dediklerini aktaran Türkoğlu, şöyle konuştu:

“Yani tırnaklayarak değil de sadece avuç içiyle kaşımanız lazım. Çünkü bu kanatma ya da parçalama, deri altındaki histamini daha da uyarıyor. Kısır döngüye yol açıyor. Tabii yüksek protein de içerdiği için sinek, alerjik uyarıyı çok şiddetli yapıyor, özellikle çocuklarda… Bir de çalışmalarda şunu diyorlar, A ve 0 kan grupları, sivrisinekler için daha cezbedici.”

Prof. Dr. Zafer Türkoğlu, sivrisinek ısırıklarından kaynaklı alerjik reaksiyonların, bulaşıcı ya da salgın oluşturucu bir durum olmadığını vurguladı.

Sinek ısırıklarından korunmak için vazelin sürerek bacaklar ve kollarda katman oluşturulabileceğini anlatan Türkoğlu, ayrıca defne, fesleğen, biberiye, okaliptüs gibi bitkilerin kokusu ve limon otu tütsüsünün sineği uzaklaştırma adına faydalı olabileceğini sözlerine ekledi.

Continue Reading
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.