Connect with us

Ekonomi

Net sıfır emisyon hedefi, uluslararası iş birliği yetersizliği nedeniyle onlarca yıl gecikebilir

Küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 60’ını oluşturan 5 kritik sektörde temiz enerji dönüşümünde kısmi ilerleme sağlanmasına rağmen, uluslararası iş birliği artırılmadan sıfır emisyon hedeflerinin onlarca yıl ertelenebileceği bildirildi.

Published

on

İstanbul

Söz konusu uyarı, 45 ülkenin imzacısı olduğu Atılım Gündemi’ne ilişkin hazırlanan ilk ilerleme raporunda öne çıktı.

Geçen yıl Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 26. Taraflar Konferansı’nda (COP26) aralarında Birleşik Krallık, ABD, Avrupa Birliği, Fransa, Almanya, Hindistan, Türkiye, Japonya, İsrail gibi 45 ülke, Atılım Gündemi kapsamında elektrik, karayolu, çelik, hidrojen ve tarım olmak üzere 5 kilit sektörde temiz teknolojileri en uygun fiyatlı, erişilebilir ve cazip seçenek haline getirmeyi taahhüt etti.

Bu sektörler küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 60’ını oluşturuyor. Paris Anlaşması kapsamında küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırmak için 2030’a kadar ihtiyaç duyulan emisyon azaltımının büyük bir kısmının bu sektörlerde temiz dönüşümü hızlandırarak sağlanabileceği öngörülüyor.

Atılım Gündemi kapsamında taahhütlerdeki ilerlemeye ilişkin 45 ülke tarafından talep edilen Atılım Gündemi Raporu, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) ve BM İklim Değişikliği Üst Düzey Şampiyonları tarafından hazırlandı ve ABD’nin ev sahipliğinde 21-23 Eylül’de düzenlenecek Küresel Temiz Enerji Eylem Forumu öncesinde yayımlandı.

Temiz teknolojilerin yaygınlaşması ve maliyetlerin düşmesi için 25 öneri sunan rapor, temiz teknolojilerin maliyetlerinde düşüş ve kapasite artışları konusunda ilerleme olmasına rağmen, iklim taahhütlerinin yerine getirilebilmesi için çok daha fazla uluslararası iş birliğine ihtiyaç duyulduğu konusunda uyardı.

Yenilenebilir enerjide mevcut yıllık kapasite artışının dört katına ihtiyaç var

Rapora göre, geçen yıl elektrikli araç satışları bir önceki yıla göre iki katına çıkarak 6,6 milyonla rekor kırdı. Buna rağmen, sıfır emisyonlu araçlar 2021’de küresel otomobil satışlarının yaklaşık yüzde 9’unu oluşturdu. Bu oranın 2030’a kadar yüzde 60’a ulaşması ve kamusal şarj istasyonu altyapısında 10 kat artışla desteklenmesi gerekiyor.

Dünyada yenilenebilir enerji kapasitesi son 10 yılda yüzde 130 artarken, fosil kaynaklarınki yüzde 24 büyüdü.

Küresel yenilenebilir enerji kapasitesinde bu yıl için ise öngörülen yüzde 8’lik artışla 300 gigavat sınırının ilk kez aşılması bekleniyor. Bu kapasite, yaklaşık 225 milyon eve enerji sağlayabilecek seviyede bulunuyor.

Fakat, 2030’a kadar her yıl 630 gigavat güneş enerjisi ve 30 gigavat rüzgar enerjisi olmak üzere mevcut yıllık artışın dört katı ilave yenilenebilir enerji kapasitesi oluşturulması gerekiyor.

“Temiz enerji dönüşümü iş birliğiyle daha kolay ve ucuz”

Rapor, acil emisyon azaltımı sağlamanın yanı sıra daha güçlü iş birliğinin daha hızlı ve ucuz temiz enerji dönüşümü ve istihdam artışı sağlayacağını ortaya koyuyor. Bazı teknoloji maliyetlerinin 2030’a kadar yüzde 18’e kadar düşeceği öngörülürken, 1,5 derece hedefiyle uyumlu temiz enerji dönüşümünün 2030’da 2019’a göre 85 milyona yakın ek istihdam yaratabileceği hesaplanıyor.

Tüm bu ilerlemeler için gerekli iş birliği sağlanmazsa net sıfır emisyon hedefinin onlarca yıl gecikme riski ortaya çıkabilir.

IEA Başkanı Fatih Birol, rapora ilişkin değerlendirmesinde, başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere dünyanın yıkıcı sonuçları olan ilk gerçek enerji krizinin ortasında olduğunu belirterek, “Ancak temiz ve sürdürülebilir enerjiye geçişi hızlandırarak kalıcı enerji güvenliğine ulaşabiliriz. Uluslararası iş birliği sayesinde, daha hızlı inovasyon, daha büyük ölçek ekonomileri, yatırım için daha büyük teşvikler, eşit oyun alanları ve toplumun tüm kesimlerinde paylaşılan faydalar sayesinde dönüşümü herkes için daha hızlı, daha ucuz ve daha kolay hale getirebiliriz. Uluslararası iş birliği olmadan net sıfır emisyona geçiş çok daha zor olacak ve on yıllarca gecikebilecektir.” ifadelerini kullandı.

1,5 derece için radikal ve acil önlemler şart

IRENA Direktörü Francesco La Camera ise enerji ve iklim krizinin büyük ölçüde 20. yüzyıl yakıtlarına dayanan bir sistemin zayıflık ve kırılganlıklarını ortaya çıkardığını dile getirdi.

Radikal ve acil önlemler alınmadığı takdirde küresel sıcaklık artışını 1,5 dereceyle sınırlandırma şansının ortadan kalkacağına işaret eden La Camera, şunları kaydetti:

“Atılım Gündemi ve ortak raporumuz, COP27 öncesinde daha fazla uluslararası iş birliğinin iddialı hedefleri artırabileceği ve ilerlemeyi hızlandırabileceği yönünde güçlü bir sinyal gönderiyor. Yenilenebilir enerjilere geçişi ilerletmek, insanlara uygun fiyatlı enerji, istihdam, ekonomik büyüme ve daha temiz bir çevre sağlamak için stratejik bir seçim.”

Hükümet dışı aktörlere çağrıda bulunan BM İklim Eylemi Üst Düzey Şampiyonu Nigel Topping de sıfır emisyon çözümlerine geçişi ilerletmek için daha güçlü bir şekilde iş birliği yapılması gerektiğini belirterek, “Bu, kalkınma için olduğu kadar tehlikeli iklim değişikliğinin önlenmesi için de elzem. COP27’de temiz teknolojileri uygun fiyatlı ve dünya genelinde ihtiyaç duyan herkes için erişilebilir kılan kolektif eyleme yönelik Atılım Gündemi taahhüdünün uygulanması için net adımlar atılmalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Raporda yer alan 25 öneri, yenilenebilir kaynakların payını artırmak için esnek düşük karbonlu güç sistemlerinin ortaya konması, düşük karbonlu enerji ticaretinin artırılması, kömür üreten ülkelerin temiz enerjiye geçiş sürecine yardımcı olmak üzere finansman oluşturulması, kara yolu taşımacılığında net sıfır emisyon için hedef tarihler belirlenmesi, bataryaların geri dönüşümünü artırmaya yönelik araştırmaların hızlandırılması ve hayvancılık ve gübreden kaynaklanan emisyonları azaltmak için tarım teknolojilerine yatırım yapılmasına ilişkin adımlara odaklanıyor.

Kaynak: AA