Connect with us

Ekonomi

Tarım grubu 5 sektörle ihracatta rekora koştu

Tarım sektörü, 5 alt sektörde yaşanan ihracat artışlarının etkisiyle, 8 aylık dış satımını 21,5 milyar dolara taşıdı ve Cumhuriyet tarihinin ocak-ağustos dönemi ihracat rekorunu kırdı.

Published

on

Istanbul

AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye’nin ihracatı, bu yılın sekiz ayında 2021’in aynı dönemine kıyasla yüzde 18,3 artışla 165,7 milyar dolara yükseldi.

Jeopolitik risklerden dolayı gıdaya erişimin zorlaştığı bu dönemde Türkiye, tarım ürünlerini dünyanın dört bir yanına ulaştırarak rekor kırmaya devam etti.

Söz konusu dönemde, tarım grubu, 21 milyar 516 milyon dolarla Cumhuriyet tarihinin en yüksek ocak-ağustos ihracatını gerçekleştirirken, 5 sektör de ihracatta rekora koştu.

Türkiye’nin tarım ihracatı, yılın sekiz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 artarken, toplam ihracattan yüzde 13,0 pay aldı.

5 alt sektörde tüm zamanların en yüksek ihracat artışı

Tarım grubunda ihracatta rekor kıran sektörler, hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri, meyve sebze mamulleri, kuru meyve ve mamulleri, su ürünleri ve hayvansal mamuller, mobilya kâğıt ve orman ürünleri oldu.

Yılın sekiz ayında hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri 7,2 milyar dolarlık, meyve sebze mamulleri 1,5 milyar dolarlık, kuru meyve ve mamulleri 935,9 milyon dolarlık, su ürünleri ve hayvansal mamuller 2,7 milyar dolarlık, mobilya kâğıt ve orman ürünleri 5,5 milyar dolarla tüm zamanların en yüksek ocak-ağustos ihracatını gerçekleştirdi.

Bu dönemde, ihracatta hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri yüzde 30,3, meyve sebze mamulleri yüzde 22,3, kuru meyve ve mamulleri yüzde 7,7, su ürünleri ve hayvansal mamuller yüzde 29,5, mobilya kâğıt ve orman ürünleri yüzde 26,4 arttı.

Irak’a su ürünleri ve hayvansal mamul ihracatı yüzde 50’nin üzerinde arttı

Rekor kıran sektörlerde Irak ön plana çıktı. Irak’a hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri 1,5 milyar dolar, su ürünleri ve hayvansal mamuller 509,3 milyon dolar, mobilya kâğıt ve orman ürünleri 639,5 milyon dolar, ABD’ye meyve sebze mamulleri 224,3 milyon dolar, Almanya’ya kuru meyve ve mamulleri 120,9 milyon dolar, tutarında dış satım gerçekleştirdi.

Dış satımda Irak’a hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri yüzde 58,9, su ürünleri ve hayvansal mamuller yüzde 51,8, yüzde mobilya kâğıt ve orman ürünleri yüzde 7,6 ihracat artışı kaydetti.

Meyve sebze mamullerinin ABD’ye ihracatı yüzde 42,1 artarken, kuru meyve ve mamullerinin Almanya’ya dış satımı yüzde 6,4 azaldı.

Beyaz et ihracatı 742 milyon dolara ulaştı

İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği (İSHİB) Başkanı Müjdat Sezer, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede su ürünleri ve hayvansal mamuller sektör ihracatının ağustosta toplam ihracat içinde yüzde 1,74’lük paya ulaştığını söyledi.

Sektörde yılın 8 ayında en yüksek ihracata sahip 3 alt sektöre ilişkin olarak Sezer, su ürünlerinin yüzde 20,2’lik artışla 1,1 milyar dolara, beyaz etin yüzde 48,1’lik yükselişle 742 milyon dolara, süt ürünlerinin yüzde 47,3’lük artışla 394 milyon dolara ulaştığını dile getirdi.
Sezer, yılın sekiz ayında sektörün en çok ihracat yaptığı ilk üç ülkenin sırasıyla 509 milyon dolarlık ihracatla Irak, 189 milyon dolarlık ihracatla Rusya Federasyonu, 130 milyon dolarlık ihracatla İtalya olduğunu aktardı.

“Tarımsal hâsıla güçlü ama potansiyel ve coğrafi avantajımız da artışta etkili”

İstanbul Ticaret Borsası (İSTİB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kopuz da tarımsal hâsıla verilerinin oldukça güçlü olduğunu, bunun yanında özellikle salgın sonrası normalleşme ile beraber artan bir ihracat ivmesinin de olduğunu vurguladı.

Kopuz, fiyatlardaki düşüş ve ticaretteki artış başarısının sadece “hasatta bereket” ile açıklanamayacağını belirterek, öncelikle Türkiye hem tarımsal üretim potansiyeli olarak hem de coğrafi konumu ve yapısı sebebiyle tarım ürünleri ticaretinde dünyada önemli bir yere sahip olduğunu kaydetti.

Kopuz, “Üretiminde lider olduğumuz ürünlerin yanı sıra üretmediğimiz ürünleri de işleyip ihraç edebiliyoruz. Örneğin artan ihracat rakamlarını değerlendirirken, dâhilde işleme rejimi kapsamında aylık yaklaşık olarak 7,5 milyon ton buğdayın işlendiğini ve ihraç edildiğini de hesaba katmamız gerekir.” diye konuştu.

Tahıl koridoru açıldıktan sonra emtia fiyatlarında gerileme olduğunu söyleyen Kopuz, “Dolayısıyla bu da ihracatımızın artışında önemli bir etken oldu. Zira yakınımızdaki ülkelerden süratle mal indirip, ürünleri işleyip katma değerli şekilde hızlı bir şekilde ihracat yapabilecek tecrübeye sahibiz.” ifadelerini kullandı.

“İhracattaki talep tam gaz devam etmekte”

İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İHBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Taycı ise, “Tüm dünyada bizim ürünlerimize karşı yoğun bir ilgi devam ediyor.” ifadesini kullandı.

Taycı, ihracat artışında rekoltenin yüksek olmasının da etkili olduğuna dikkati çekerek, bu yıl dünya genelinde rekoltenin yüksek seviyede bulunduğunu vurguladı.

Bununla birlikte işlenmiş tarım ürünlerinde katma değerli ihracatın yüksek olmasındaki en önemli unsurların lojistik avantaj, esnek üretim kabiliyeti, kaliteli ürün ve uygun fiyat olduğunu söyleyen Taycı, Türkiye’nin gıda ürünlerinde her geçen yıl dünyada kalite ve marka imajını daha da iyiye götürdüğünü kaydetti.

Bugün Çin ve İtalyan ürünlerinin dünyada algısı olduğunu belirten Taycı, Türkiye’nin hala o seviyelerde olmadığını ancak yavaş yavaş bu yönde ilerlediğini söyledi.

Taycı, “Piyasalarda ‘Türk sanayicisi istek ve taleplerimize çok hızlı cevap verebilir. Kaliteli ürün yaparlar, uygun fiyatla çalışırlar’ noktasında bir algı oturtmaya başladık. Her geçen gün bize karşı bir yönelme var.” diye konuştu.